Skip to Content

<

Anıtkabir - Atatürk's Mausoleum

A cache by cth-ulhu Send Message to Owner Message this owner
Hidden : 02/12/2018
Difficulty:
1 out of 5
Terrain:
1 out of 5

Size: Size: virtual (virtual)

Join now to view geocache location details. It's free!

Watch

How Geocaching Works

Please note Use of geocaching.com services is subject to the terms and conditions in our disclaimer.

Geocache Description:


ANITKABİR'İN ZİYARETE AÇIK OLDUĞU SAATLER

01 Şubat - 14 Mayıs ----> 09:00 - 16:30

15 Mayıs - 31 Ekim  ----> 09:00 - 17:00

01 Kasım - 31 Ocak  ----> 09:00 - 16:00

OPENING / CLOSING HOURS OF ANITKABIR

01 February - 14 May ----> 09:00 - 16:30

15 May - 31 October  ----> 09:00 - 17:00

01 October - 31 January ---->; 09:00 - 16:00

Kayıt yapabilmek için gereken şartlar:

  • Anıtın önünde kendinizin, arkanızda Anıtkabir'in ve GPS cihazınızın (cihazınız yok ise bir Geocaching sembolü veya baş parmağınızı yukarı tutar şekilde de olabilir) göründüğü, kayıt günü çekilmiş bir fotoğrafı, girdiğiniz kayda ekleyin. Yüzünüzün görünmesi gerekmemektedir.

Kayıt için anıt ziyaret edilmeli ve yukarıda yazılanların yapılması gerekmektedir. Şartları sağlamayan kayıtlar silinecektir.

To claim this Virtual Cache:

  • Please post a picture of yourself in full and the side (not the front or back!) of the monument with your log. The photo MUST include Anıtkabir and your GPSr (if you have no GPSr, a geocaching symbol or Thumb Up is OK). The photo must be taken AFTER THE PUBLICATION DATE OF THIS LISTING. You don't need to show your face if you don't want to.

To log the cache, the coordinates must be visited and log must contain photo from the listed coordinates as described above. Logs not fulfill these requirements may be deleted.

TURKISH (For English scroll down)

ANITKABIR

Türk Kurtuluş Savaşı'nın ve Türk İnkılâplarının büyük önderi Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün, Türk vatanının bağımsızlığını kazanması için giriştiği savaş ve Türk milletini çağdaş uygarlık seviyesine ulaştırmak amacıyla gerçekleştirdiği inkılâplarla geçen yaşamı 57 yıl sürmüş ve Büyük Önder 10 Kasım 1938'de ebediyete intikal etmiştir.

Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye'yi bütün kurumları ile çağdaş uygarlığın bir üyesi yapan, insanlık tarihine mal olmuş büyük bir önderdir. O'nun yüceliğini her yönüyle temsil edecek, ilke ve inkılâpları ile çağdaşlaşmaya yönelik düşüncelerini yansıtacak bir anıtmezar yapma fikri, Atatürk'ü kaybetmenin derin hüznü içindeki Türk milletinin ortak isteği olarak belirmiş ve yapımına karar verilmiştir.

RASATTEPE (ANITTEPE)

Anıtkabir yapılmadan önce rasat istasyonu bulunması dolayısıyla Anıttepe'nin ismi Rasattepe idi.

Bu tepede, M.Ö 12. yüzyılda Anadolu'da devlet kuran Frig uygarlığına ait tümülüsler (mezar yapıları) bulunmaktaydı. Anıtkabir'in Rasattepe'de yapılmasına karar verildikten sonra bu tümülüslerin kaldırılması için arkeolojik kazılar yapıldı. Bu tümülüslerden çıkarılan eserler, Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenmektedir.

ANITKABİR'İN İNŞAASI

Anıtkabir projesinin belirlenmesinden sonra, inşaatın başlayabilmesi için ilk aşamada kamulaştırılma çalışmalarına başlandı. Anıtkabir'in inşaatı ise 9 Ekim 1944'de görkemli bir temel atma töreni ile başladı. Anıtkabir'in inşası 9 yıllık bir süre içinde 4 aşamalı olarak yapılmıştır.

Birinci Kısım İnşaat: 1944-1945
Toprak seviyesi ve aslanlı yolun istinat duvarının yapılmasını kapsayan birinci kısım inşaata 9 Ekim 1944'te başlamış ve 1945'te tamamlanmıştır.

İkinci Kısım İnşaat: 1945-1950
Mozole ve tören meydanını çevreleyen yardımcı binaların yapılmasını kapsayan ikinci kısım inşaat 29 Eylül 1945'te başlamış, 8 Ağustos 1950'de tamamlanmıştır. Bu aşamada inşaatın kâgir ve betonarme yapı sistemine göre, temel basıncının azaltılması göz önünde tutularak, anıt kütlesinin "temel projesinin" hazırlanması kararlaştırılmıştır. 1947 yılı sonuna kadar mozolenin temel kazısı ve izolasyonu tamamlanmış ve her türlü çöküntüleri engelleyecek olan 11 metre yüksekliğinde betonarme temel sisteminin demir montajı bitirilme aşamasına gelmiştir.

Giriş kuleleri ile yol düzeninin önemli bir kısmı, fidanlık tesisi, ağaçlandırma çalışmaları ve arazinin sulama sisteminin büyük bir bölümü tamamlanmıştır.

Üçüncü Kısım İnşaat: 1950
Anıtkabir üçüncü kısım inşaatı, anıta çıkan yollar, aslanlı yol, tören meydanı ve mozole üst döşemesinin taş kaplaması, merdiven basamaklarının yapılması, lahit taşının yerine konması ve tesisat işlerinin yapılmasını kapsıyordu.

Dördüncü Kısım İnşaat: 1950-1953
Anıtkabir'in 4. kısım inşaatı ise şeref holü döşemesi, tonozlar alt döşemeleri ve şeref holü çevresi taş profilleri ile saçak süslemelerinin yapılmasını kapsıyordu. Dördüncü kısım inşaat 20 Kasım 1950'de başlamış ve 1 Eylül 1953'te bitirilmiştir.

"Anıtkabir Projesi"nde mozolenin kolonat üstünde yükselen tonoz bir bölüm vardı. 4 Aralık 1951 tarihinde hükümet, şeref holünün 28 m.lik yüksekliğinin azaltılması ile yapının daha çabuk bitirilmesinin mümkün olup olmadığını mimarlara sordu.

Mimarlar yaptıkları çalışmalar sonunda şeref holünü taş bir tonoz yerine, bir betonarme tavan ile örtmenin mümkün olduğunu bildirdiler. Böylece tonoz yapının zemine vereceği ağırlık ve bunun doğuracağı teknik mahzurlar da ortadan kalkıyordu.

Anıtkabir yapımında beton üzerine dış kaplama malzemesi olarak kolay işlenebilen gözenekli, çeşitli renklerde traverten, mozole içi kaplamalarında ise mermer kullanılmıştır.

Heykel grupları, aslan heykelleri ve mozole kolonlarında kullanılan beyaz travertenler Kayseri Pınarbaşı İlçesi'nden, kulenin iç duvarlarında kullanılan beyaz travertenler ise Polatlı ve Malıköy'den getirilmiştir. Kayseri Boğazköprü mevkiinden getirilen siyah ve kırmızı travertenler tören meydanı ve kulelerin zemin döşemelerinde, Çankırı Eskipazar'dan getirilen sarı travertenler zafer kabartmaları, şeref holü dış, duvarları ve tören meydanını çevreleyen kolonların yapımında kullanılmıştır.

Şeref holünün zemininde kullanılan krem, kırmızı ve siyah mermerler Çanakkale, Hatay ve Adana'dan, şeref holü iç yan duvarlarında kullanılan kaplan postu Afyon'dan, yeşil renk mermer Bilecik'ten getirilmiştir. 40 ton ağırlığındaki yekpare lahit taşı Adana'nın Osmaniye İlçesi'nden, lahitin yan duvarlarını kaplayan beyaz mermer ise Afyon'dan getirilmiştir.

ANITKABİR'İN MİMARİ ÖZELLİKLERİ

Türk mimarlığında 1940-1950 yılları arası, "II. Ulusal Mimarlık Dönemi" olarak adlandırılır. Bu dönemde daha çok anıtsal yönü ağır basan, simetriye önem veren, kesme taş malzemenin kullanıldığı binalar yapılmıştır. Anıtkabir bu dönemin özelliklerini taşımaktadır.

Bu dönem özellikleri ile birlikte Anıtkabir'de Selçuklu ve Osmanlı mimari özelliklerine ve süsleme öğelerine sıkça rastlanır.

Örneğin dış cephelerde, duvarların çatı ile birleştiği yerde kuleleri dört yandan saran Selçuklu taş işçiliğinde testere dişi olarak adlandırılan bordür bulunmaktadır. Ayrıca Anıtkabir'in bazı yerlerinde (Mehmetçik Kulesi, Müze Müdürlüğü) kullanılan çarkıfelek ve rozet denilen taş süslemeler Selçuklu ve Osmanlı sanatında da göze çarpmaktadır.

Bütün bu özellikleriyle yapıldığı dönemin en iyi örneklerinden biri olan Anıtkabir yaklaşık 750.000 m² lik bir alanı kaplamakta olup, Barış Parkı ve Anıt Bloku olarak iki kısma ayrılır.

A- BARIŞ PARKI

Anıtkabir; Atatürk'ün "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" özdeyişinden ilham alınarak, çeşitli yabancı ülkelerden ve Türkiye'nin bazı bölgelerinden getirilen fidanlarla oluşturulan Barış Parkı içinde yükselmektedir.

Afganistan, A.B.D., Almanya, Avusturya, Belçika, Çin, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hindistan, Irak, İngiltere, İspanya, İsrail, İsveç, İtalya, Japonya, Kanada, Kıbrıs, Mısır, Norveç, Portekiz, Yugoslavya ve Yunanistan'dan çeşitli ağaç ve fidanlar getirilmiştir. Bugün Barış Parkı'nda 104 ayrı türden yaklaşık 48.500 adet süs ağacı, ağaççık ve süs bitkisi bulunmaktadır.

B- ANIT BLOKU

Anıtkabir Anıt Bloku üç bölümden oluşmaktadır.

1- Aslanlı Yol
2- Tören Meydanı
3- Mozole

Anıtkabir'e Tandoğan kapısından girildiğinde Barış Parkı içerisinde uzanan yoldan Aslanlı Yol başındaki 26 basamaklı geniş merdivenlere ulaşılır. Merdivenin hemen başında karşılıklı olarak istiklal ve hürriyet kuleleri yer alır.

Anıtkabir yapı topluluğu içinde, simetri gözetilerek yerleştirilmiş olan on adet kule vardır. Bu kulelere ulusumuzun ve devletimizin oluşumunda büyük tesirleri olan yüce kavramları temsil eden isimler verilmiştir. Kuleler, plan ve yapı bakımından birbirinin benzeridir. Kareye yakın 12 x14 x7,20 m. boyutlarında dikdörtgen plan üzerine kurulmuş olan kulelerin üzeri piramit biçiminde çatılarla örtülüdür. Çatıların tepelerinde, eski Türk çadırlarında görülen tunç mızrak ucu vardır. Eski Türk kilim desenlerinden alınmış geometrik süslemeler, fresk tekniğinde uygulanmıştır.

Ayrıca kulelerin iç duvarlarında, o kulenin ismiyle ilgili bir kompozisyon ve Atatürk'ün özlü sözleri bulunmaktadır.

İSTİKLAL KULESİ

Aslanlı yolun sağ başındaki İstiklal Kulesi'nin iç duvarlarında bulunan kabartmada, ayakta duran ve iki eliyle kılıç tutan bir gencin yanında bir kaya üzerine konmuş kartal figürü görülmektedir. Kartal, mitolojide ve Selçuklu sanatında gücün, istiklâl ve bağımsızlığın sembolü olarak tasvir edilmiştir. Kılıç tutan genç ise istiklali savunan Türk milletini temsil etmektedir. Kabartma Zühtü Müridoğlu'nun eseridir.

Ayrıca kule duvarlarında yazı bordürü olarak Atatürk'ün istiklalle ilgili şu sözleri yer almaktadır:

"Ulusumuz en korkunç yok oluşla son buluyor gibi görünmüşken, tutsak edilmesine karşı evladını ayaklanmaya davet eden atalarının sesi, kalplerimiz içinde yükseldi ve bizi son Kurtuluş Savaşı'na çağırdı." (1921)

"Hayat demek savaşma, çarpışma demektir. Hayatta başarı kesinlikle savaşta başarı kazanmakla mümkündür." (1927)

"Biz hayat ve bağımsızlık isteyen ulusuz ve yalnız ve ancak bunun için hayatımızı hiçe sayarız." (1921)

"İnsaf ve merhamet dilenmek gibi bir prensip yoktur. Türk ulusu, Türkiye'nin gelecekteki çocukları, bunu bir an hatırdan çıkarmamalıdırlar." (1927)

"Bu ulus bağımsızlıktan yoksun olarak yaşamamıştır, yaşıyamaz ve yaşamıyacaktır, ya istiklal ya ölüm." (1919)

Kulenin içinde ise Anıtkabir maketi ile Anıtkabir'i tanıtıcı ışıklı panolar bulunmaktadır.

HÜRRİYET KULESİ

Aslanlı Yol'un sol başında bulunan Hürriyet Kulesi içindeki kabartmada; elinde kağıt tutan melek figürü ile meleğin yanında şaha kalkmış bir at tasvir edilmiştir. Melek figürü bağımsızlığın kutsallığını, elindeki kağıt "Hürriyet Beyannamesi"ni sembolize etmektedir. At figürü ise hürriyet ve bağımsızlık sembolüdür. Kabartma Zühtü Müridoğlu'nun eseridir.

Kule duvarlarında Atatürk'ün hürriyet ile ilgili şu sözleri yazılıdır.

"Esas, Türk ulusunun saygın ve onurlu bir ulus olarak yaşamasıdır. Bu esas ancak tam bağımsızlığa sahip olmakla sağlanabilir. Ne kadar zengin ve bolluk içinde olursa olsun bağımsızlıktan yoksun bir ulus, uygar insanlık karşısında uşak olmak durumundan yüksek bir işleme hak kazanamaz." (1927)

"Bence, bir ulusta şerefin, onurun, namusun ve insanlığın sürekli olarak bulunabilmesi kesinlikle o ulusun özgürlük ve bağımsızlığına sahip olabilmesiyle mümkündür."

"Özgürlüğün de, eşitliğin de, adaletin de dayandığı ulusal egemenliktir."

"Bütün tarihsel yaşantımızda özgürlük ve bağımsızlığa sembol olmuş bir ulusuz."

Kule içinde Anıtkabir'in inşaat çalışmalarını gösteren fotoğraf sergisi ve inşaatta kullanılan taş örnekleri bulunmaktadır.

KADIN HEYKEL GRUBU

İstiklal kulesinin önünde, ulusal giysiler giymiş üç kadından oluşan bir heykel grubu vardır. Bu kadınlardan kenarlardaki ikisi yere kadar uzanan kalın bir çelenk tutmaktadır. Başak demetlerinin meydana getirdiği çelenk bereketli yurdumuzu temsil etmektedir. Soldaki kadın, ileri uzattığı elindeki kapla Atatürk'e tanrıdan rahmet dilemekte, ortadaki kadın eliyle yüzünü kapamış ağlamaktadır.

Bu üçlü grup, Türk kadınlarının Atatürk'ün ölümünün derin acısı içinde bile gururlu, ağırbaşlı ve azimli oluşunu dile getirmektedir. Heykel grubu Hüseyin Özkan'ın eseridir.

ERKEK HEYKEL GRUBU

Hürriyet Kulesi'nin önünde üç erkekten oluşan heykel grubu vardır. Sağdaki erkek başında miğferi ve kalın kaputu ile Türk askerini temsil ederken, onun yanında elinde kitabı ile Türk gençliğini ve aydın insanı, biraz gerisinde ise yerel kıyafetlerle Türk köylüsü temsil edilmiştir. Her üç heykelin yüzünde derin acı ile Türk milletinin kendine özgü ağırbaşlılığı ve yüksek irade gücü dile getirilmiştir. Heykel grubu, Hüseyin Özkan'ın eseridir.

ASLANLI YOL

Ziyaretçileri Atatürk'ün yüce huzuruna hazırlamak için yapılmış olan 262 m. uzunluğundaki yolun iki yanında oturmuş pozisyonda 24 aslan heykeli bulunmaktadır. Atatürk'ün Türk ve Anadolu tarihine verdiği önem sebebiyle, Anadolu'da uygarlık kuran Hititlerin sanat üslubu ile yapılan aslan heykelleri kuvvet ve sükuneti temsil etmektedir. Heykeller Hüseyin Özkan'ın eseridir.

TÖREN MEYDANI

Aslanlı yolun sonunda yer alan tören meydanı 129 x84,25 m. boyutlarındadır. 15.000 kişi kapasiteli bu alanın zemini; siyah, kırmızı, sarı ve beyaz renkte traverten taşlardan oluşan 373 adet halı ve kilim deseniyle bezenmiştir.

MEHMETÇİK KULESİ

Aslanlı yolun bitiminde sağda Mehmetçik Kulesi yer almaktadır. Kulenin dış yüzeyinde yer alan kabartmada; cepheye gitmekte olan Mehmetçiğin evinden ayrılışı ifade edilmektedir. Bu komposizyonda, elini asker oğlunun omuzuna atmış onu vatan için savaşa gönderen hüzünlü, fakat gururlu anne tasvir edilmiştir. Kabartma Zühtü Müridoğlu'nun eseridir.

Kulenin duvarlarında Atatürk'ün Mehmetçik ve Türk kadınları hakkında söylediği özlü sözler yer almaktadır:

"Kahraman Türk eri Anadolu savaşlarının anlamını kavramış, yeni bir ülke ile savaşmıştır." (1921)

"Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir ulusunda Anadolu köylü kadının üstünde kadın çalışmasından söz etmek imkânı yoktur." (1923)

"Bu ulusun çocuklarının özverileri, kahramanlıkları için ölçü birimi bulunamaz."

Kulenin içinde; Anıtkabir ve Atatürk ile ilgili çeşitli kitaplar ve hediyelik eşyalar ziyaretçilere sunulmaktadır.

ATATÜRK VE TÜRK DEVRİMİ KÜTÜPHANESİ

Mehmetçik ve Zafer kuleleri arasında yer alan; müze, kitaplık ve Kültürel Faaliyetler Müdürlüğü'nün içindeki birimde "Atatürk ve Türk Devrimi Kütüphanesi" bulunmaktadır. Atatürk, milli mücadele ve inkılâplar konulu Türkçe ve yabancı dillerde kitapların bulunduğu bir "İhtisas Kütüphanesi" olarak, her kesimden araştırmacı ve okuyucuya hafta içi 09.00-12.30 / 13.30-17.00 saatleri arasında hizmet vermektedir.

ZAFER KULESİ

Kulenin duvarlarında Atatürk'ün en önemli üç zaferinin tarihi ve zaferle ilgili özlü sözleri yazılıdır.

Kule içinde Atatürk'ün naaşını 19 Kasım 1938'de İstanbul Dolmabahçe Sarayı'ndan alarak Sarayburnu'nda donanmaya teslim eden top arabası sergilenmektedir.

İSMET İNÖNÜ'NÜN LAHTİ

Barış ve Zafer Kuleleri arasında yanları açık sütunların oluşturduğu galerinin ortasında 25 Aralık 1973 yılında vefat eden Atatürk'ün en yakın silah arkadaşı, Türk Milli Mücadelesinin Batı Cephesi komutanı ve ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün sembolik lahdi bulunmaktadır. Mezar odası alt kattadır.

İsmet İnönü, Anıtkabir'e 28 Aralık 1973'te Bakanlar Kurulu Kararı ile defnedilmiştir.

BARIŞ KULESİ

Kulenin iç duvarında Atatürk'ün "Yurtta Barış, Dünyada Barış" ilkesini dile getiren bir kabartma kompozisyonu yer almaktadır. Bu kabartmada çiftçilik yapan köylüler ve yanlarında kılıcını uzatarak onları koruyan bir asker figür tasvir edilmiştir. Bu asker barışın sağlam ve güvenli kaynağı olan Türk ordusunu sembolize etmektedir. Bu şekilde insanlar Türk ordusunun sağladığı huzur ortamı içinde günlük hayatlarını devam ettirmektedirler. Kabartma, Nusret Suman'ın eseridir.

Kule duvarlarında Atatürk'ün barış ile ilgili şu sözleri yer almaktadır.

"Dünya vatandaşları kıskançlık, açgözlülük ve kinden uzaklaşacak şekilde terbiye edilmelidir." (1935)

"Yurtta Barış, Cihanda Barış."

"Ulusun hayatı tehlikeyle karşı karşıya kalmadıkça savaş bir cinayettir." (1923)

Kulenin içinde ise Atatürk'ün 1935-1938 yılları arasında kullandığı Lincoln marka tören ve makam otomobilleri sergilenmektedir.

23 NİSAN KULESİ

Kulenin iç duvarında 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışını temsil eden bir kabartma yer almaktadır. Bu kabartmada, ayakta duran kadının tuttuğu kağıdın üzerinde 23 Nisan 1920 yazılıdır. Kadının diğer elinde Millet Meclisimizin açılışını simgeleyen bir anahtar bulunmaktadır. Kabartma, Hakkı Atamulu'nun eseridir.

Kule duvarlarında meclisin açılışıyla ilgili Atatürk'ün özlü sözleri yer almaktadır:

"Bir tek karar vardı: O da ulusal egemenliğe dayalı, hiçbir koşula bağlı olmayan bağımsız, yeni bir Türk Devleti kurmak." (1919)

"Türkiye Devletinin tek ve gerçek temsilcisi yalnız ve ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir."

"Bizim bakış açılarımız kuvvetin, gücün, egemenliğin, yönetimin doğrudan doğruya halka verilmesidir, halkın elinde bulundurulmasıdır."

Kulede Atatürk'ün 1936-1938 yılları arasında kullandığı Cadillac marka özel otomobili sergilenmektedir.

BAYRAK DİREĞİ

Anıtkabir'in Çankaya yönündeki 28 basamaklı tören meydanına giriş merdivenlerinin ortasında, tek parçalı yüksek bir direk üzerinde Türk bayrağı dalgalanır. Amerika'da özel olarak yaptırılan 33.53 m. yüksekliğindeki bu direk, Avrupa'daki tek parça çelik bayrak direklerinin en yükseğidir. Direğin 4 metresi kaidenin altında kalmaktadır. Amerika'da yaşayan Türk asıllı Amerika vatandaşı Nazmi Cemal tarafından, kendi bayrak direği fabrikasında imal edilerek 1946 yılında Anıtkabir'e hediye edilmiştir. Bayrak direğinin kaidesinde yer alan kabartmada; meşale Türk medeniyetini, kılıç taarruz gücünü, miğfer savunma gücünü, meşe dalı zaferi, zeytin dalı ise barışı simgelemektedir. Türk bayrağı, ulusumuzun yurdunu savunma, zafer kazanma, barışı koruma ve uygarlık kurma gibi yüce değerleri üzerinde dalgalanmaktadır. Kabartma Kenan Yontuç'un eseridir.

MİSAK-I MİLLİ KULESİ

Müzenin girişindeki bu kulenin içinde bulunan kabartma, tek vücut olarak kenetlenmemizi sembolize etmektedir. Kabartma, bir kılıç kabzası üzerinde üst üste konmuş dört elden ibarettir. Bu komposizyon Türk vatanının kurtarılması için içilen millet andını ifade etmektedir. Kabartma Nusret Suman'ın eseridir.

Kulenin duvarlarında Atatürk'ün Milli Misak ile ilgili şu sözleri yazılıdır:

"Kurtuluşumuzun genel kuralı olan ulusal andı tarih safhasına yazan ulusun demir elidir." (1923)

"Ulusal sınırlarımız içinde özgür ve bağımsız yaşamak istiyoruz." (1921)

"Ulusal benliği bulamayan uluslar başka ulusların avıdır." (1923)

Kulenin ortasında Anıtkabir'de icra edilen törenlere katılan heyetlerin özel defteri imzalamaları için imza kürsüsü yer almaktadır. Müzenin girişi olan bu kulede bulunan aktüalite panolarında Anıtkabir'de yapılan önemli törenlere ait fotoğraflar da sergilenmektedir.

ANITKABİR ATATÜRK MÜZESİ

Anıtkabir Proje Yarışması şartlarına uygun olarak, Misak-ı Milli ve İnkılâp kuleleri arasındaki bölüm müze olarak belirlenmiştir. Bu amaçla 21 Haziran 1960'ta Anıtkabir Atatürk Müzesi açılmıştır. Burada Atatürk'ün kullandığı eşyalar ve kendisine hediye edilen armağanlar ve giysileri teşhir edilmektedir.

Müzede ayrıca Atatürk'ün madalya ve nişanları ile manevi evlatlarından A. Afet İnan, Rukiye Erkin, Sabiha Gökçen'in müzeye armağan ettikleri Atatürk'e ait eşyalar sergilenmektedir.

İNKILÂP KULESİ

Müzenin devamı olan bu kulede Atatürk'ün giydiği elbiseler sergilenmektedir. Kulenin iç duvarında yer alan kabartmada zayıf, güçsüz bir elin tuttuğu sönmek üzere olan bir meşale, çökmekte olan Osmanlı İmparatorluğu'nu simgelemektedir. Güçlü bir elin göklere doğru kaldırdığı ışıklar saçan diğer bir meşale ise, yeni Türkiye Cumhuriyeti ve Atatürk'ün Türk ulusunu çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırmak için yaptığı inkılâpları simgelemektedir. Kabartma Nusret Suman'ın eseridir.

Kule duvarlarında Atatürk'ün inkılâplarla ilgili şu sözleri yazılıdır:

"Bir toplum aynı amaca bütün kadınları ve erkekleriyle beraber yürümezse ilerlemesine, uygarlaşmasına teknik imkân ve bilimsel ihtimal yoktur."

"Biz ilhamlarımızı gökten ve bilinmeyen alemden değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz."

Müzenin giysi bölümü olarak kullanılan bu kulede; Anadolu Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr.Yılmaz Büyükerşen'in yaptığı Atatürk'ün gerçek boyutlarında balmumu heykeli bulunmaktadır.

CUMHURİYET KULESİ

Sanat Galerisi'nin girişi olan bu kulenin duvarlarında Atatürk'ün Cumhuriyet ile ilgili şu özlü sözü bulunmaktadır.

"En büyük gücümüz, en güvenilir dayanağımız, ulusal egemenliğimizi kavramış ve onu eylemli olarak halkın eline vermiş ve halkın elinde tutabileceğimizi gerçekten kanıtlamış olduğumuzdur."

Kulenin içinde, Atatürk'ün öğrenim gördüğü Manastır Askeri İdadisi ile Sivas ve Erzurum Kongre binaları ve I. T.B.M.M. binalarının maketleri ve o dönemlere ait fotoğraflar sergilenmektedir.

SANAT GALERİSİ

Cumhuriyet Kulesi ve Müdafaa-i Hukuk Kuleleri arasında yer alan bu bölümde Atatürk'ün özel kitaplığı teşhir edilmektedir.

Duvarlarda Atatürk'ü ziyaret etmiş olan yabancı devlet adamları ile Atatürk'ü birlikte tasvir eden yağlı boya tablolar bulunmaktadır. Bu tablolar, ressam Rahmi Pehlivanlı'nın eseridir.

Galeride ayrıca, Atatürk, Milli Mücadele ve Anıtkabir konulu belgesel filmlerin gösterildiği sinevizyon bölümü yer almaktadır.

MÜDAFAA-İ HUKUK KULESİ

Bu kule duvarının dış yüzeyinde yer alan kabartmada, Kurtuluş Savaşımızda ulusal birliğimizin temeli olan Müdafaa-i Hukuk dile getirilmektedir. Kabartmada, bir elinde kılıç tutarken diğer elini ileri uzatmış sınırlarımızı geçen düşmana "Dur!" diyen bir erkek figür tasvir edilmiştir. İleri uzatılan elin altında bulunan ulu ağaç yurdumuzu, onu koruyan erkek figürü ise kurtuluş amacıyla birleşmiş olan milletimizi temsil etmektedir. Kabartma Nusret Suman'ın eseridir.

Kulenin duvarlarında Atatürk'ün Müdafaa-i Hukuk konusunda söylediği sözler yer almaktadır:

"Ulusal gücü etken ve ulusal iradeyi egemen kılmak esastır." (1919)

"Ulus bundan sonra hayatına, bağımsızlığına ve bütün varlığına şahsen kendisi sahip çıkacaktır." (1923)

"Tarih; bir ulusun kanını, hakkını, varlığını hiçbir zaman inkâr edemez." (1919)

"Türk ulusunun kalbinden, vicdanından doğan ve onu esinlendiren en esaslı, en belirgin istek ve iman belli olmuştu: Kurtuluş." (1927)

Kulenin içinde "Atatürk ve Milli Mücadele" konulu periyodik sergiler düzenlenmektedir. Ayrıca Atatürk'ün öğrenim gördüğü Harbiye Mektebi'nin maketi bulunmaktadır.

SAKARYA MEYDAN MUHAREBESİ KONULU KABARTMA

Komposizyonun sağında bir genç, iki at, bir kadın ve bir erkek bulunmaktadır.Bunlar, savaşın ilk döneminde düşman saldırıları karşısında evlerini bırakıp yurt savunması için yollara düşmüştür. Sağdaki delikanlı arkaya dönmüş, sol elini kaldırıp yumruğunu sıkarak düşmanlara; "Bir gün döneceğiz ve sizden öcümüzü alacağız" demektedir.

Bu üçlü grubun önünde çamura batmış bir araba, çabalayan atlar, tekerleği döndürmeye çalışan bir erkek ve iki kadın ile ayakta bir yiğit ve ona bir kılıç sunan diz çökmüş bir kadın vardır. Bu grup figürleri, Sakarya Muharebesi başlamadan önceki dönemi temsil etmektedir. Bu grubun solunda, yere oturmuş iki kadın ve bir çocuk, düşman istilası altında, Türk ordusunu bekleyen halkımızı simgelemektedir. Bu halkın üzerinden uçarak Başkomutan Mustafa Kemal'e çelenk sunan bir zafer meleği vardır.

Komposizyonun sonunda yere oturan kadın vatan anayı, diz çöken genç Sakarya Meydan Muharebesi'ni kazanan Türk ordusunu, meşe ağacı ise zaferi simgelemektedir. Vatan ana, Türk ordusunun zaferinin simgesi olan meşe ağacını göstermektedir. Kabartma İlhan Koman'ın eseridir.

BAŞKOMUTAN MEYDAN MUHAREBESİ KONULU KABARTMA

Komposizyonun solunda yer alan ve bir köylü kadın, bir erkek çocuk ve bir attan oluşan grup milletçe savaşa hazırlık dönemini temsil etmektedir. Sonraki bölümde; Atatürk bir elini ileri uzatmış ve "Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!" diyerek ordularımıza hedefi göstermektedir. Öndeki melek, Ata'nın emrini borusu ile uzak ufuklara iletmektedir. Bundan sonraki bölümüde, Atatürk'ün emrini yerine getiren Türk ordusunun fedakarlıklarını ve kahramanlıklarını temsil eden kabartmada, vurulup düşen bir erin elindeki bayrağı kavrayan bir yiğit ile siperde ellerinde kalkan ve kılıçlı bir asker Türk ordusunun taarruzunu sembolize etmektedir. Önde ise elinde Türk bayrağı ile Türk ordusunu çağıran zafer meleği bulunmaktadır. Kabartma Zühtü Müridoğlu'nun eseridir.

MOZOLE

Anıtkabir'in en önemli bölümü olan mozoleye çıkan 42 basamaklı merdivenlerin ortasında "hitabet kürsüsü" yer almaktadır. Mermer kürsünün tören meydanı cephesi dairesel geometrik motiflerle süslü olup, ortasında Atatürk'ün "Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir" sözü yazılıdır. Kürsü Kenan Yontuç'un eseridir.

Mozole 72x52x17 m. boyutlarında uzunca dikdörtgen bir plan üzerine kurulmuş olup, ön ve arka sekiz, yan cepheler ise 14.40 m. yüksekliğinde ondört kolonatla çevrelenmiştir. Mozole cephesinde, solda Atatürk'ün Türk gençliğine hitabı, sağda ise Cumhuriyet'in kuruluşunun 10. yıldönümünde söylediği nutku yer almaktadır. Harfler taş kabartma üzerine altın yaldızlarla yazılmıştır.

ŞEREF HOLÜ

Şeref holüne bronz kapılardan girilir. Girişte sağda Atatürk'ün 29 Ekim 1938 tarihli Türk ordusuna son mesajı, solda ise 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün Atatürk'ün ölümü üzerine yayınladığı 21 Kasım 1938 tarihli Türk milletine taziye mesajı yer almaktadır. Bu iki yazıt Atatürk'ün doğumunun 100. yılı olan 1981'de yazılmıştır.

Girişin tam karşısında büyük pencerenin yer aldığı nişin içinde, Atatürk'ün sembolik lahdi bulunmaktadır. Lahit taşı tek parça kırmızı mermer olup 40 ton ağırlığındadır. Lahit taşının yer aldığı bölüm ise beyaz Afyon mermeri ile kaplıdır. Şeref holünün zemini Adana ve Hatay'dan, yan duvarları ise Afyon ve Bilecik'ten getirilen kırmızı, siyah, yeşil ve kaplan postu mermerlerle kaplanmıştır.

Şeref holünün 27 kirişten oluşan tavanı ile yan galeri tavanları mozaik ile süslenmiştir. Şeref holünün yüksekliği 17 m. olup, yan duvarlarında altışardan 12 adet bronz meşale bulunmaktadır. Mozole yapısının üstü, düz kurşun çatı ile örtülüdür.

MEZAR ODASI

Atatürk'ün aziz naaşı, mozolenin zemin katında doğrudan doğruya toprağa kazılmış bir mezarda bulunmaktadır. Mozolenin birinci katı olan şeref holündeki sembolik lahit taşının tam altında bulunan mezar odası Selçuklu ve Osmanlı mimari stilinde sekizgen planlı olup, piramidal külahlı, tavanı geometrik motifli mozaiklerle süslenmiştir. Zemin ve duvarlar siyah, beyaz, kırmızı mermerlerle kaplanmıştır. Mezar odasının ortasında kıble yönünde kırmızı mermer sanduka yer almaktadır. Mermer sandukanın çevresinde bütün illerden ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden gönderilen toprakların konulduğu pirinç vazolar bulunmaktadır.

ALAGÖZ KARARGÂH MÜZESİ

Sakarya Savaşı'nda düşmanın Polatlı yakınlarına kadar ilerlemesi üzerine Batı Cephesi Komutanlığı, Ankara-Polatlı arasındaki Alagöz Köyü'nü Cephe Karargâhı olarak seçmiştir. Bu köyün halkından, Türkoğlu Ali Ağa'ya ait çiftlik evi karargâh olarak kullanılmıştır.

Sakarya Savaşı'nın bitiminde bina, sahipleri olan Ali Türkoğlu ve oğulları tarafından 1965 yılına kadar ev olarak kullanılmıştır. 1965 yılında varisleri tarafından Milli Eğitim Bakanlığı'na devredilmiştir. 1967 yılında, Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü'ne bağlı olan Anıtkabir Müze Müdürlüğü'ne devredilen binanın, restorasyonu yapılarak müze haline getirilmiştir.

10 Kasım 1968 tarihinde sadece üst katı tanzim edilerek teşhire açılmış, alt kat odaları ise 1983 yılında yapılan yeni bir düzenlemeyle teşhire açılmıştır.

Bina iki katlıdır ve, Giysi Odası, Kitaplık ve Hatıra Eşya Odası, Zabitan Yemek Odası, Mutfak, Muhabere Odası, Başkumandanlık Odası, Kurmay Heyeti Odası, Dinlenme Odası, Yaveler Odası, Atatürk'ün Yatak Odası, Atatürk'ün Yemek Odası ve Hizmet Eri Odası olmak üzere 12 odadan oluşmaktadır.

 

ENGLISH

ANITKABIR (ATATURK'S MAUSOLEUM)

I. ANITKABIR IDEA

The great leader of Turkish Independence War and Turkish Revolution and the founder of Turkish Republic Mustafa Kemal Atatürk’s life, with full of struggles for Turkish land's freedom and endeavours to raise the Turkish Nation to the level of contemporary civilization, lasted 57 years. It ended on 10 November 1938 and the great leader passed to eternity. 

Mustafa Kemal Atatürk is a great leader, achieving to make Turkey a member of contemporary civilization with all its institutions, has a special place in the history of humanities. The idea to build a mausoleum to reflect his greatness in every respect and to present his thoughts on principles, his reforms and modernization, was the common desire of the Turkish Nation in deepest grief of losing Atatürk. 

II. RASATTEPE (ANITTEPE)

Before building of Anitkabir, Anittepe’s (Monument Hill ) name was Rasattepe (Observation Hill) because there was an observatory on this hill. 

There were also tumuluses (graves) belonging to Phrygian civilization of 3rd Century BC on this hill. Archeological excavations took place to remove these tombs after the decision was given to build Anitkabir on Rasattepe. Remains found on these excavations are on display in the museum of Anatolian Civilizations. 

III. CONSTRUCTION OF ANITKABIR

The first stage to start the construction was the expropriation of the land after deciding on the Anitkabir project. Actual construction of Anitkabir commenced on 9 October 1944 with a splendid ceremony by laying the first stone of the foundation. Construction of Anitkabir took nine years in four stages. 

First stage of the Construction: 1944 - 1945
First stage construction, comprising the excavation and the construction of the retaining wall of Lions Road, started 9 October 1944 and completed in 1945.

 Second Stage of the Construction: 1945 - 1950 Second stage construction, comprising the mausoleum and the auxiliary buildings surrounding the ceremonial ground, started on 29 September 1945 and completed on 8 August 1950. At this stage, due to the problems related to the mausoleum’s masonry and concrete structure foundations, some revisions had to be made. At the end of 1947 the excavation and insulation of the mausoleum foundation was completed and the steel reinforcements for the new 11 m. high concrete foundation, capable of resisting any kind of settlement of the ground, had come to near completion. 

Entrance towers, most part of the road network, orchard installations, plantation works and main part of the irrigation systems were also completed at this stage. 

Third Stage of the Construction: 1950 

The third stage was comprising the construction of the roads leading to the mausoleum, Lions’ alley, ceremonial ground, the mausoleum’s upper-level stone pavement, grand stairs, putting the big tomb stone in its place and installation of electricity, plumbing and heating systems. 

Fourth Stage of the Construction: 1950 - 1953 

The fourth stage comprised the construction of the Hall of Honours pavement, vaults under side linings, and the Hall of Honour’s perimeter stone profiles and fringe decorations. The fourth stage had started on 20 November 1950 and completed on 1 September 1953. 

The Anitkabir project originally had a vaulted ceiling above the mausoleum carried by the perimeter columns. On 4 December 1951 the Government inquired the architects of the possibility of shortening the time of construction by lowering the 28 m. high ceiling of the Hall of Honours. 

After studying the subject, architects concluded that it was possible to cover the ceiling with a reinforced concrete slab instead of a stone vault. This change had reduced the weight of the ceiling and, therefore, certain risks were eliminated further. 

Easy to process porous travertine with various colours was used on external cladding of the concrete surfaces and marble was used for the inside surfaces of the mausoleum.
 
White travertine that was used for sculpture groups, for lions figures and the mausoleum colons, is brought in from Pinarbasi town of Kayseri and white travertine used inside the towers is brought in from Polatli and Malikoy. Red and black travertine used for paving the ceremonial ground and floors of towers were brought in from Kayseri, Bogazköprü region and yellow travertine brought in from Cankiri, Eskipazar was used for building the Victory relief, Hall of Honours external walls and perimeter colons of the ceremonial ground. 

Red, black and cream colour marbles used on the floor of the Hall of Honours were brought from Hatay, Adana and Canakkale, and for the internal walls, tiger-hide patterned marble from Afyon and green marble brought from Bilecik. Monolithic tomb stone weighing 40 tons was brought from Osmaniye, Adana and the white marble covering sides of the sarcophagus were from Afyon. 

IV. ANITKABIR'S ARCHITECTURAL PROPERTIES


The period of the Turkish architecture, in between 1940 and 1950, is known as “The Era of Second National Architecture”. During this period mostly monumental, symmetry oriented, cut stone clad buildings had been built. Anitkabir carries the same characteristics of this era. 

Besides those characteristics, Anitkabir also has Seljuk and Ottoman architectural characteristics and ornamentation features. 

As in the example of external walls and eaves all around the towers are the Seljuk style borders, known as “saw teeth” in Seljuk cut stone art. Cut stone ornamentation, namely passion flower and ‘rosette’ used in some other parts of Anitkabir (Mehmetcik Tower, Museum Administration) can be found in Seljuk and Ottoman architecture as well. With all its qualities, Anitkabir is one of the finest examples of its era, covering approximately 750.000 square metres; it is divided into two parts as “Peace Park” and “Monument Block” 

A- PEACE PARK 

Inspired by Atatürk's famous phrase “Peace at home, peace in World”, Anitkabir rises above in ‘Peace Park’ formed with plants received from all over the world and the country. 

Many plants and trees are brought in from Afghanistan, Austria, Belgium, Canada, China, Cyprus, Denmark, Egypt, Finland, France, Germany, Greece, India, Iraq, Israel, Italy, Japan, Norway, Portugal, Spain, Sweden, USA, United Kingdom and Yugoslavia. Today, in ‘Peace Park,’ there are 48.500 trees and ornamental plants of 104 different species and origins. 

B- MONUMENT BLOCK

Anitkabir monument Block has three sections. 

1- Lions Alley 

2- Ceremonial Ground 

3- Mausoleum 

When entered from Tandogan Gate and by the road through the Peace Park you can reach at the 26 steps high ground stairs at the head of the Lions Alley. Independence and Freedom Towers are situated at both sides of this stair facing each other. 

Within the Anitkabir site there are ten towers situated in a symmetrical arrangement. They are named to symbolize the great ideals that influenced the creation of our nation and the state. The towers are similar in terms of planning and structure. The towers are rectangular, close to a square, with 12x14x7.20 m. dimensions and have pyramidal roofs. Bronze arrow heads are placed at the top of the roofs as in the old Turkish traditional tent. Geometric ornamentations, inspired by the old Turkish kilim patterns, are superimposed in fresco technique. 

Also inside walls of the towers contains a composition relevant to the name of the tower and inscription of Atatürk’s word.

1. INDEPENDENCE TOWER 

The relief on the internal walls of the Independence Tower, situated at the right side of the Lions Alley, shows a young man standing and holding a sword with both hands and an eagle perched on a rock beside him. Eagle in mythology and in Seljuk art, is the symbol of Power and Independence. The youth holding a sword, represents the Turkish nation defending its independence. This relief is a work of Zühtü Müridoglu. 

Also inscribed on the walls of the tower are Atatürk’s words about independence: 

“When our nation seemed to cease to exist in a most horrible way, our ancestors’ voice, calling their children to fight against surrender, rose in our hearts and invoked the last Independence War.” (1921) 

“Life means fight and struggle. Success in life is only possible with success in fight.” (1927) 

“We are a nation asking for life and independence, and sacrifice our lives only and solely for this.” (1921) 

“There is no principal of asking for justice and mercy. Turkish Nation and Turkey’s children of the future should never forget that for a moment.” (1927) 

“This nation has not, cannot and will not live without independence. Either Independence or death.” (1919) 

A model of Anitkabir and illuminated information panels about Anitkabir are in the tower. 

2. FREEDOM TOWER 

Inside the Freedom Tower, on the left side of the Lions Alley, a relief shows a figure of an angel holding a sheet of paper and a rearing horse next to it. An angel figure symbolizes the holiness of freedom and the sheet of paper symbolizes the “Declaration of Freedom”. The horse figure is the symbol of both freedom and independence. This relief is a work of Zühtü Müridoglu. 

Inscribed on the tower walls are Atatürk’s words about freedom: 

“Principle is, for Turkish Nation to live a respected and proud life. This principle can only be achieved by acquiring a complete Independence. No matter how wealthy or prosperous a nation is, without the independence, it is considered nothing more than a slave in civilized humanity.” (1927) 

“To me, to have and to keep its honour, dignity and ethics continuously, a nation must always have its independence and freedom.” 

“Freedom, equality, justice; all are based on national sovereignty.” 

“In all our history, we are a symbol nation of freedom and independence.” 

In the tower, there is a photograph exhibition about Anitkabir construction and a collection of stone samples used in the construction. 

3. WOMEN STATUES GROUP 

There is a group of three women’s statues with national dresses in front of the Independence Tower. Two women at the sides are holding a large wreath reaching to the ground. This wreath made up of grain sheaf represents our abundant country. The woman on the left with a cup in her stretched hand is asking God’s compassion for Atatürk, and the woman in the middle, covering her face with her hand, is crying. 

This group represents the Turkish women’s pride, solemnity and determination, even in the deepest grief of losing Atatürk. This group of statues is a work of Hüseyin Ozkan.

4. MEN STATUES GROUP 

This group of statues made up of three men, is situated in front of the Freedom Tower. The man at the right with helmet and greatcoat represents the Turkish soldier, next to it with a book in his hand, Turkish youth and intellectuals and just behind it, with local dress, Turkish peasants are represented. By the grievous expressions in the faces of all three statues, solemnity and power of will proper to Turkish Nation are expressed. This group of statues is a work of Hüseyin Ozkan. 

5. LIONS ALLEY 

This pedestrian alley designed to brace visitors for the Atatürk's great presence. It is 262 m. Long and have 24 lion statues in seating position at both sides. Those lion statues, made in old Anatolian civilization Hittite art style, for Atatürk gave great importance to Turkish and Anatolian history, are symbolizing the power and peace. Statues are made by Hüseyin Ozkan. 

6. CEREMONIAL GROUND 

At the end of the Lions Alley is the 129 m. long and 84.25 m. wide Ceremonial Ground. The capacity of this ground is for 15.000 people and its floor is decorated with 373 rugs and kilims patterns made of black, red, yellow and white travertine. 

7. MEHMETCIK (Turkish Soldier) TOWER 


Mehmetcik tower is situated on the right-hand side of the end of the Lions Alley. The relief on the exterior facade depicts Mehmetcik leaving home for the front. In this composition, a sad but proud mother holding her hand on the shoulder of her son and sending him to the war for country, is described. This relief is the work of Zühtü Müridoglu. 

Inscribed on the walls are the aphorisms of Atatürk about Mehmetcik and Turkish women: 

“Heroic Turkish Soldier, understanding the meaning of Anatolian wars fought for a new country.” (1921) 

“Nowhere in this world, not in any nation, it is possible to mention women's struggle above Turkish Anatolian peasant women's struggle.”(1923) 

“There is no appraisal for the sacrifices and heroism of this nation's children.” There is a book and gift shop in the tower selling books and gift articles to visitors about Anitkabir and Atatürk. 

8. ATATURK AND TURKISH REVOLUTION LIBRARY 

“Atatürk and Turkish Revolution Library” is located inside the same building where the Directorate of Museum, Library and Cultural Activities is. It is between the Mehmetcik and Victory towers. This library, specialized on the issues about Atatürk, National Struggle and Reforms, in Turkish and foreign languages, serves every scholar and reader on week days between 09:00-12:30/13:30-17:00 hours. 

9. VICTORY TOWER 

The dates of Atatürk’s most important three victories and his words about victories are inscribed on the walls of this tower. Inside the tower, the gun carriage, which carried Atatürk’s coffin from Dolmabahce Palace to Sarayburnu and handed over to the navy on 19 November 1938, is on display. 

10. ISMET INONU’S SARCOPHAGUS 

The symbolic sarcophagus of Ismet Inönü, Atatürk’s closest friend of arms, the Western Front commander of the Turkish National Struggle and the second President of Republic, is located in the colonnaded gallery between Peace and Victory towers. Grave room of Ismet Inönü who passed away on 25 December 1973 is on the lower floor. Ismet Inönü was buried in Anitkabir on 28 December 1973 by the decree of the Cabinet. 

11. PEACE TOWER 

A relief composition expressing Atatürk’s principal of “Peace at home, peace in the world” is inside the tower walls. In this relief, farming peasants and beside them, a soldier figure protecting them by holding out his sword, are depicted. This soldier symbolizes the Turkish Army, the strong and genuine keeper of the peace. Thus, people live their daily lives in peace, secured by the Turkish Army. The relief is a work of Nusret Suman. 

Atatürk’s following words about peace are inscribed on the walls of the tower: 

“World citizens must be educated to refrain themselves from jealousy, greed and hatred.”(1935) 

“Peace at Home, Peace in the World” 

“Unless the nation's life is in direct danger, war is a murderous crime.” (1923) 

Inside the tower, Atatürk’s official and ceremonial Lincoln cars, used in between 1935-1938, are on display. 

12. 23 APRIL TOWER 

On the inside walls of the tower, is a relief depicting the opening of the Turkish Ground National Assembly on 23 April 1920. The woman standing in this relief is holding a paper in her hand with an inscription of the date 23 April 1920. The key in her other hand is symbolizing the opening of our National Assembly. The relief is the work of Hakki Atamulu. 

Atatürk’s aphorisms about the opening of the assembly are on the walls of the tower. 

“There was only one decision: It was to establish a new and unconditionally independent Turkish State based on national sovereignty.” (1919) 

“The Turkish Grand National Assembly is the one and the only representative of the Turkish State.” 

“Our opinion is that power, sovereignty and government must be directly given to the people and should be in the hands of the people.” 

Atatürk’s Cadillac type private car used in between 1936 and 1938 is on display on this tower. 

13. FLAG POST

In Anitkabir, the Turkish flag rises on this one-piece high post, situated in the middle of the 28 steps grand stair leading to the ceremonial ground at the direction of Cankaya District. Specially manufactured in the USA, this 33,53 m. high post is the highest single piece steel flag post in Europe. 4 m. section of the post is buried in its base. A US citizen with Turkish origin, living in the USA, Nazmi Cemal manufactured this post in his own flag post factory and presented to Anitkabir in 1946. In the relief at the base of the flag post, the torch symbolizes the Turkish civilization, the sword is the offensive power, helmet is defence power, the oak branch is the victory and the olive branch is the symbol of peace. 

Turkish flag rises on the values of our nation like defence of the country, earning victories, keeping peace and founding civilizations. This relief is the work of Kenan Yontuc. 

14. MISAK-I MILLI (The National Pact) TOWER 

The tower is at the entry to the museum and the relief inside this tower symbolizes the binding in unity. The relief shows four hands joining on a sword hilt. This composition symbolizes the nation's oath to save the Turkish Country. The relief is the work of Nusret Suman 

Atatürk’s following words about Misak-i Milli are inscribed on the walls: 

“It is the nation's iron fist that writes nations’ oath which is the main principle of our independence to the annals of history.”(1923) 

“We want free and independent life within our borders.” (1921) 

“The nations without a national pride are prey of the other nations.” (1923) 

There is a dais in the middle of the tower, for the delegations, participated in the ceremonies in Anitkabir, to sign the official memorial book. In this tower, which is also the entry to the museum, there are news panels containing the photographs of the important ceremonies taken place in Anitkabir. 

15. ANITKABIR ATATURK MUSEUM 

In accordance with the conditions of the Anitkabir project competition, the section between the Misak-i Milli and the Reforms towers is alloted for the museum. For this purpose, Anitkabir Atatürk Museum opened on 21 June 1960. Atatürk’s personal items, his wearing apparel and some of the gifts presented to him are on display in this museum. 

Atatürk’s medals and decorations and some personal items donated to the museum by his adopted children A. Afet Inan, Rukiye Ergin and Sabiha Gökcen are also exhibited in the museum. 

16. REFORMS TOWER 

This tower is the extension of the museum and Atatürk’s garments are exhibited here. The relief inside the tower wall shows a weak hand holding the torch about to extinguish, symbolizing the Ottoman Empires down fall. Another but a strong hand raising a radiating torch to the skies, symbolizes the reforms with which the new Turkish Republic and Atatürk raised the Turkish Nation to the level of contemporary civilization. The relief is the work of Nusret Suman. 

Atatürk’s words about reforms are inscribed in the walls of this tower: 

“If a society does not walk on the same path for the common purpose together with its men and women technically and scientifically, it is not possible to go forward and become civilized.” 

“Our inspirations are not from skies and unknown worlds but straight from the true life.” 

Atatürk’s the life size wax statue, made by the ex-president of the Anadolu University Prof. Dr. Yilmaz Büyükersen is display in this tower which is also the garment section of the museum. 

17. TOWER OF THE REPUBLIC 

This tower is the entry to the art gallery and on its wall these aphorisms of Atatürk about the republic are written: 

“The fact is, we gained our national sovereignty through action and handed it over to the people and undoubtedly proved that we can keep it in their hands, are our biggest strength and most trusted foundation.” 

In the tower, the models of Monastir Military Senior High School building, where Atatürk graduated from, Sivas and Erzurum congress buildings and I. Turkish Grand National Assembly building and some photographs of that period are exhibited. 

18. ART GALLERY 

Atatürk’s private library is exhibited in this section situated between Republic and Defence of Rights Towers. 

Oil paintings of Atatürk and visiting foreign statesmen, painted by the artist Rahmi Pehlivanli are on the walls. 

There is also a cinema section in the gallery where documentary films are shown about Atatürk, National Struggle and Anitkabir. 

19. DEFENCE OF RIGHTS TOWER
 
The principle of Defence of Rights (Mudafaa-I Hukuk), the foundation of National Solidarity during the Independence War, is symbolized by the relief on the external wall of this tower. A male figure, holding a sword in his one hand, and extending the other towards the enemy crossing our borders in a manner saying “Hold”, is depicted in this relief. The great tree under the extended hand symbolizes our country, and the male figure protecting it, is the nation united for the purpose of independence. The relief is the work of Nusret Suman. 

Atatürk’s following words about Defence of Rights are inscribed on the walls of the tower: 

“The principal is, to keep the national power active and to render the will of national sovereignty.” (1919) 

“From now on the nation will control its life, its independence and its existence.” (1923) 

“History can never deny a nation's blood, rights and existence.”(1919) 

“It had become clear that the Independence was the most evident desire and faith of the nation, emerging from their heart and conscience.”(1927) Periodic exhibitions on the subject of “Atatürk and the National Struggle” take place in this tower. A model of War Academy, where Atatürk was graduated from, is also in this tower. 

20. THE RELIEF ABOUT THE PITCH BATTLE OF SAKARYA 

There are a youth, two horses, a woman and a man on the right side of this composition. They are the ones who left their homes in the face of the attacking enemy at the start of the war and set up for the defence of the country. The young man on the right, turning back to the enemy with left arm raised fist clenched, and says, “One day we shall return and take our revenge.” 

In front of this trio there is a carriage stuck in the mud, struggling horses, one man and two women trying to turn the wheel and a woman kneeling down and presenting a sword to a standing warrior. This group of figures depicts the times before the Battle of Sakarya. On the left side of this group, there are two women and a child sitting on the ground symbolizing the people under enemy occupation and waiting for the Turkish army. Above these people a victory angel is presenting a wreath to Mustafa Kemal. 

At the end of the composition the woman sitting on the ground symbolizes the mother land, kneeling down young man the victorious Turkish Army of the Battle of Sakarya and the oak tree, the victory. The mother land points out the oak tree, the symbol of the Turkish Army’s victory. The relief is the work of Ilhan Koman. 

21. THE RELIEF ABOUT THE BATTLE OF COMMANDER - IN - CHIEF 

The group on the left side of the composition made up of a peasant woman, a young boy and a horse symbolizes the period of preparations for the war as a nation. In the next section, Atatürk stretching one arm and saying, “Armies, your first target is the Mediterranean, march!” The angel in front, with her bugle, sends Atatürk’s order to distant horizons. In the next section of the relief which symbolizes the sacrifices and heroism of the Turkish Army, depicts scenes of a fierce battle, falling soldier passing on the flag to another warrior and soldiers in the trenches all symbolize the charge of the Turkish Army. Ahead is the victory angel, calling for the Turkish Army by holding the Turkish flag in one hand. The relief is the work of Zühtü Müridoglu. 

22. MAUSOLEUM 

The most prominent part of Anitkabir is the mausoleum. The dais for the speakers is positioned in the centre of the 42 steps ground stairs leading up to the mausoleum. In front of this marble dais, which is facing the ceremonial ground and decorated with circular geometric patterns, Atatürk’s words “Sovereignty unconditionally belongs to the nation” are inscribed? The dais is work of Kenan Yontuc. 

The mausoleum with the dimensions 75 x 52 x 17 m. has a rectangular plan and surrounded by 8 columns at the front and near facades, and 14 columns at the sides, each one is 14.40 m. high. On the left, Atatürk’s address to Turkish Youth and on the right of the mausoleum facade, the speech he made on the occasion of 10th Anniversary of the Turkish Republic, are inscribed. The stone relief letters are in gold gilding. 

23. HALL OF HONOURS

Bronze doors open into the Hall of Honours. Atatürk’s last message to the Turkish Army on 29 October 1938, is at the right of the entrance. The second President Ismet Inönü’s letter of condolence to the Turkish people dated 21 November 1938, after the death of Atatürk, is placed at the left side of the entrance. These two inscriptions are written on the walls in 1981, on the occasion of Atatürk’s centennial birthday. 

Atatürk’s symbolic tomb is right across the entry and is in a niche with a large window at the rear. The tomb stone is a monolithic red marble weighing 40 tons. The raised platform, where the tomb stone is placed on, is white marble from Afyon. The floor of the Hall of Honours is paved by marbles from Adana and Hatay and the walls were clad with marbles from Afyon and Bilecik in red, black and green colours and tiger hide patterns.

The ceilings of the Hall of Honours and the side galleries are decorated with mosaics. There are 12 bronze torches equally divided on the side walls of the Hall of Honours. The ceiling of this hall has 27 beams and it is 17 m. high. The flat roof of the mausoleum is covered by lead. 

24. THE GRAVE ROOM 


Atatürk’s honoured corpse is buried in the earth in the ground floor of the mausoleum. The grave room is situated right under the symbolic tomb stone placed in the first floor of the mausoleum. It has an octagonal plan in Seljuk and Ottoman architectural style, and its pyramidal ceiling is decorated with mosaics in geometrical patterns. Floor and walls are paved and clad with red, black and white marbles. In the middle of the grave room is the marble sarcophagus positioned towards the south, in direction of Mecca. The brass cups containing the soils from all provinces and from the Turkish Republic of Northern Cyprus are placed around the marble sarcophagus.

Kaynak:

Anıtkabir [TR]

Anıtkabir [EN]

Please leave the following text at the bottom of the page, so cache finders understand the Virtual Reward project.

Virtual Reward - 2017/2018

This Virtual Cache is part of a limited release of Virtuals created between August 24, 2017 and August 24, 2018. Only 4,000 cache owners were given the opportunity to hide a Virtual Cache. Learn more about Virtual Rewards on the Geocaching Blog.

Additional Hints (No hints available.)



 

Find...

58 Logged Visits

Found it 57     Publish Listing 1     

View Logbook | View the Image Gallery of 80 images

**Warning! Spoilers may be included in the descriptions or links.

Current Time:
Last Updated:
Rendered From:Unknown
Coordinates are in the WGS84 datum

Return to the Top of the Page

Reviewer notes

Use this space to describe your geocache location, container, and how it's hidden to your reviewer. If you've made changes, tell the reviewer what changes you made. The more they know, the easier it is for them to publish your geocache. This note will not be visible to the public when your geocache is published.