
Kızçiftliği Höyüğünü Taylan Köken'in yazısından okuyalım: Balıkesir ili, Gömeç ilçesi merkezinin 3 km kuzeybatısında yer alır. Üzerindeki çiftliğin adının Trikopi olması sebebiyle Trikopi Çiftlik Höyük olarak da adlandırılmaktadır. Edremit körfezinin Karatepe Burnu ile Antarak Burnu arasında kalan koyu gören bir konumdadır. Höyüğün altından Kuzulu Çay denize kavuşur.
Bir Rum yerleşimi olan Trikopi, Kurtuluş Savaşında Yunanlı Komutan Trikupi’nin ikamet ettiği ev olarak genel kabul gören bilgi ise yanlıştır. Bu evin sahibi Trikopis, Ayvalık Akademisi'nde görev yapmış olan bir hocadır. Ayvalık Kız Meslek Lisesi'nin binasını yaptıran Dimitris'in damadıdır. 2007 yılında çıkış sebebi belli olmayan bir yangınla zaten harap durumda olan evler iyice yıpranmıştır. 1998 yılında 1. Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescil edilmiştir.
Kızçiftliği Höyüğün Durumu: Höyük batı ve güney yönünde iki kooperatifin yapmış olduğu villa siteleri ile çevrelenmiştir. Höyüğün üzerinde bulunan yapılaşma, yollar ve eteklerinde tarla açılmasıyla höyük iyice tahrip edilmiştir.
Kısa Tarihçe: Antik kaynaklarda Strabon, Sokrates ve Plinius Gömeç’in bulunduğu yerde Kisthene (Kistene) adında antik bir şehirden bahsederler. Kesinleşmese de Kızçiftliği Höyüğün Kisthene Antik Şehri olduğu kabul görmektedir.
Gömeç mezarlığında 12 Eylül 2011 tarihinde yapmış olduğumuz ziyarette birçok sütun parçasının mezar taşı olarak kullanıldığını görmüş olduk. Sütunlar dönem olarak Bizans Çağından kalmadır. Bu sütunlar yörede bulunan bir başka antik yerleşimden getirilmiş olduğu düşünülmektedir.
Yörede Pasada/Pasanda/Passanda/Pa(s)sa-wanda olarak isimlendirilen başka bir antik yerleşimin adı daha geçmektedir. Byzantion’lu Stephanos’un Pasanda adı ile andığı yerleşimin yeri için Edremit Körfezinin kıyısında, Ayvalık yakınında bir arazi olarak bahseder ve burayı Kisthene olarak anar.
Prof. Dr. Engin Beksaç’ın da aktardığı gibi şunu diyebiliriz ki: İlk adı Passawanda olan yerleşim daha sonraki dönemlerde Kisthene adı ile, günümüzde ise Kızçiftliği Höyük olarak anılmaktadır.
Kızçiftliği Höyük Araştırma ve Kazı Sonuçları: İlk olarak 1904 yılında bölgeyi ziyaret eden Vigant (muhtemelen Kızçiftliğini üstünkörü inceledi) buranın adını anarak yörede bulunmuş olan altar ve sütun parçalarının yöre insanlarından aldığı bilgiye göre Kızçiftliğinden toplanmış olduğunu belirtmektedir.
1997 yılında Prof.Dr. Engin Beksaç tarafından yüzey araştırmasıyla höyük incelenmiştir. Engin Beksaç’ın çıkardığı sonuçlar şöyle özetlenebilir: Höyük bulunduğu konum itibari ile ve üzerinde bulunan kuyular sebebiyle erken dönemlerde bir ada idi. Özellikle kuzey ve doğu taraflarında savunma duvarlarının kalıntıları bulunmaktadır.
Höyüğün batı yönünde bulunan insan iskeletleri dönem itibari ile Roma ve Bizans döneminde buranın nekropol olarak kullanıldığını göstermektedir.
2000 yılında Neriman Özaydın ve Seval Konak’ın belirttiği sondaj çalışmalarının sonucunun özeti ise şöyledir: Güney ve kuzeydoğu yamacında bulunan tarlalarda 111 adet sondaj yapılmıştır. Güney yamacında ve doğusunda yoğun yerleşme işaret eden mimari buluntulara rastlanmıştır. Sondaj çukurların yarısından fazlasında 50-60 cm kalınlığında duvar izine rastlanmıştır. Bir sondajda 15cm’lik su kanalı belirlenmiştir. Bu sondajlarda bizi ilgilendiren bir tespit ise şöyledir; Lidya tipi seramik parçası örneği, Lidya bölgesine özgü mermer taklidi kaplardan bir parça ele geçmiştir. Bu örnekler kuzey güney Aiolis ile ilişkilere işaret etmektedir.
Kızçiftliği Höyük Buluntuları: Höyük üzerinde bulunan parçalara göre Kalkolitik Dönemden Erken Bizans Dönemine kadar değişik dönemlerde iskân görmüştür. Özellikle yüzeyde bulunan Troya VI-VII Dönemi keramik parçaları yerleşimin MÖ.2000’li yılların sonlarını işaret eden bu dönem Troya, Panaztepe, Limantepe ve Baklatepe gibi çağdaşı yerleşimlerle aynı özellikleri göstermektedir. Özellikle iki tip keramik parçası, yakın komşusu olan Edremit Mandıra Tepe Yerleşimi buluntuları ile tıpatıp benzerlik göstermektedir.
Demir Çağı'na ilişkin seramik buluntular arasında, daha çok Trakya'da bulunan tipte kaba dolgulu siyah seramiklere rastlanmıştır. MÖ.2000 yıllardan kalma Gri Minyas benzeri seramik parçaları ile M.Ö. 800 ve 700 yıllarına ait dokuma tezgahı ağırlıkları ile seramik parçaları ele geçmiştir. Geç Bizans ile Osmanlı Dönemi arasına tarihlenen yeşil sırlı seramik parçaları da ele geçmiştir.

Geocaching oynarken herkes kendi riskini alır.
Geocache'i ararken meraklı bakışların üzerinizde olmadığına emin olun! Soğukkanlı görünmeye çalışın!
Geocache'i tespit ettikten sonra, alırken dikkat çekmemek için ayakkabı bağlama, telefonla konuşma, kedi-köpek sevme vs. gibi numaralar yapabilirsiniz.